Saturday, April 30, 2016

Gözlem

10 sene evvel göklerdi seyirgahım.
Hayaller içinde.
10 sene sonra yerlere bakıyorum,
Düşüncelerle.
Göklerin sırrı yerdeymiş meğer,
varlığın sırrı hiçlikteymiş.
Yıldızlarda aradığım hayat,
yeraltında saklıymış
kabirden sonra gelen ebediyyet.

Aşkın güzelliği 99 kapıdan ilkiymiş meğer,
Tek kapı sanmışım maceramın başlangıcını.
İlk kapıyı açtım art arda açıldı kapılar.
İlerlemek için aşkın kapısını çalmak gerekmiş meğer.
Yaş ilerledikçe seyirci olduğunu anlıyorsun,
oyuncu olduğun kısa anlar dışında.
İşte o fasılalarda ettiğin dualarda
beni bulsun kulum diyen 'Rabbine' yaklaş
her babda bir merhale daha.

Soru sormadan,
Konu açmadan,
Dilini yormadan,
Sessizce ilerle taa ki
o geçilmez eşikte eriyip bitene dek.

Yolculuk

Bir sekine Allah'ı bulmak
Manasızlıktan manaya geçmek,
Selamsızlıktan selama,
Yokluktan varlığa,
Geçici tatlardan lezzete.
Habibinin yolu güllerin arasında dosdoğru patika,
Onu kaybetmemek tüm mesele,
yoldan çıkaran onca hayal arasında.
Sanalı bırakıp hakikate yönelmek,
Kibri bırakıp acziyeti kabullenmek,
Toprak kokusunu her an burnunda duymak,
Yolda gördüklerine takılıp kalmamak,
Maksudun Allah ve O'nun sevgilisi ise
Ey yolcu! Büyük kavuşma pek yakın...

Thursday, September 03, 2015

Sahil ve Dua




Dün insanlık öldü, ama yaşıyor muydu ki?
İnsan yek diğerinin hüznünü paylaşabildiği ölçüde insan...
Suriyeli bir çocuk, bir kayık ve dalgalar...
Buz dağının görünen kısmı yalnız bu,
2500, iki bin ve beş yüz
yüz onlar, az evvel kundakta, şimdiyse kefensiz Rabbine kavuşmuş yüzler

Allahım Sen Müntekimsin, buna sebep olanları cezalandır,
Zalimler, Esed'i görmezden gelenler, şer güçlerle ittifak edenler,
Vatan için, Ümmet için canını siper eden erlerimize,
Ümmetin şehitlerine dil uzatanlar her birine ACIYORUM.
Bu günahsız yavru Cennetindeyken şimdi
onlar cehennemi çok yakında tadacaklar.
Rabbim sen iyi ve kötü her şeyi yaratansın.
İmanımızı hayırlarla sına, şerlerle değil.
İsyandan sana sığınırız, sana sığınırız, sen el-Metin isminle Ümmet-i Muhhammed'i kuşat.
AMİN

Thursday, July 09, 2015

Yol

Eskişehir Yolu, Ankara, 10 Ağustos 2014

Yol

Mutluluğun içinde gizli ıstırap, hüznün içinde huzur,
Yok bu dünyada mutlak huzur, mutlak tatmin,
Sorarsan kendine garip yolcu neden diye,
Nedeni içinde saklı, Aşkın muradı vuslattır sevgiliye,
Kavuştum sanma, kavuştuğunda diyar-ı İstanbul'a
Mahzunluk seninle gider, seninle gelir,
ayakların gibi taşırsın menziline.

Nur dolmuş ufuk seni kendine çeker,
Var bir şey benden içeri, taa derinlerde, taa ufkun ötesinde
Evrenin yayılmasını hissederim yüzümde,
bir başka yolcuyla paylaşırken yolu,
Ona kavuşma anını bekler dururken ruhum,
zihnim buğulu, insan sesleriyle çepeçevre
Kelam ve lisan-ı hal duvar olur sırtıma
Yaslan ve dinlen.
Uzaklarda arama, çıktığın yol meçhule değildir,
Doğru yol içindedir.
Milim milim döşenmiş intizam taşlarından yürü.
Rabbine doğru her adımda Büyükler gelsin kalbine
ve onların senin için gözyaşlarıyla döşedikleri gözyaşı kaldırımları.
m.a.ö 13 Haziran 2015

Saturday, January 04, 2014

Annelik

annelik insanin kendiyle savaşı
annelik sonu bilinmezlerle dolu
tam kendini bulmuşken tekrar kaybetmek annelik
rehber olmak, büyük olmak, ve emaneti taşımak
insana verilen nimet evlat ve en buyuk imtehan
sınırlarımızın haritalarını cizer çocuklar
sevgiyi yoğurup eşit dağıtmaktır annelik
kurabiye gibi fırından yeni çıkmış sıcak
pişirme süresi, fırının harı ve malzeme
üçü olmadımı asla ağızda erimez
annelik insanlık sınavının geçmesi en zor engeli
uyku yok kimi zaman kabuslar art arda
ve ayrılık sonu 

hep göz bebeğinden ayrılık
büyütmek, eğitmek, bir de ardından iftihar etmek
annelik en güzel kabirde 

eğer hayırlı evlat bıraktıysan
o zaman gelsin melekler yere düşen incileri saysın
bırakırsak şayet Rabbini arayan bir gençlik.


Meva A. Önyurt 

Wednesday, October 09, 2013

Ölüler Duyar, Canlılar Söyler

Sessiz bir sisin ortasında fısıltılar.
Bulunduğumuz odada olmayan çocukların sesleri
havada asılı kalmış sanki.
Yıllanmış antikaların insan hikayeleri
çizgilerinde saklı kelimeler, tüketilmiş.
Çok konuşunca yoruluyor ama bıkmıyor insan.
Ölüler dirileri duyarmış, haber alırmış.
Sus, çıt çıkarma küçük kelebek
Kanatların tozdan, gözlerin bakır
Kendi kendini konuşarak bitiren insan
Ölüm sessizliktir, ölüm bambaşka bir diyara yolculuk
Ruhunu boş boğaz bir bedenden kurtaran o an
O an geldiğinde son söz, son söz
Allah lafzı olur mu dersin?
Her gün gelebilirse ölüm, bir günde kaç defa onu söylüyorsun say!
Bu kalp düşüncelerle örülü, an be an değişen,
konuşup sese dönünce manasızlaşan herşeyi unut,
bir tek Ona doğrulduğunda yek, bir tek sustuğunda ferah.

Tuesday, October 01, 2013

Esma: İsmi Konulmuş

Sen tarihin talihsiz gülü
İsmi konulmuş mübarek güz
Nasıl kıydılar sana elleri ve dilleriyle?
Sen Mısır'ın Meryem'i,
Musa'nın ablası, İsa'nın annesi,
masumiyet timsali..
Sen Mısır'ın destanı,
uzak diyarlarda yürekleri dağlayan,
yüzünde parlayan çocuklukla olgunluğun 
acılarla yoğrulan topraktan aynası.

Babanın kalbine inen ateş hepimizin kalbine indi Esma!
Kızım Esma, isimle şereflenmişlerden, 
cennetle müjdelenmişlerden,
Biz seni kahraman ilan ettik,
Ki sen bu dava uğruna canını verdin
Hani o Esma vardı, ilk Müslüman kız çocuğu
Feraset, sabır ve cesaret kuşanmış Esma,
Ebu Bekir'in kızı cennette iki kuşak verilecek Esma,
Allah'ın Resulüne Sevr mağarasında aş getiren 
o güzel kızın adaşı ve yoldaşı,
Gönülleri varlığın ve yokluğunla yakan hüzün
bir ok gibi kalbimizi deldi geçti. 
Nasıl kıydılar sana ve senin gibilere güzel kız?
Ama dediğin gibi 'Onlar senin dünyanı berbat ettiler,
sense onların sonsuz ahıretlerini berbat ettin'.
m. a. ö. 2013 Eylül

Friday, July 19, 2013

Aile İçi Kriz Masası ve Mutlu Aileler

Aile huzurun kaynağı olmalı, aile her bireyin sığınağı. Fakat günümüzde çocuklu ailelerin hayatları hiç de öyle huzurun kaynağı değil öyle değil mi? Sabah işe, okula gitmeden evvelki karmaşa, telaş, her sabah çocukların bir kez azarlanması tanıdık geliyor mu? Ya da her şeyi annenin üzerine yıkan anlayış, çocuklara sürekli yukarıdan şunu şöyle yap bunu böyle yap diyerek emreden anne-babalar, ya da tam tersi hiç karışmayan ve çocuğun kölesi haline dönüşen ebeveynler. İfrat ve tefrit. Her iki senaryo aslında sabahın erken saatlerinde enerjimizin boşalıp gerçek annelik yapmamıza engel olan, sonrasında bütün gün vicdan azabıyla veya ikinci durumda aşırı yorgunlukla dolaşmamıza neden olan ve en önemlisi düzeltilmesinin bir yolu olan durumlar. Nasıl mı? Aileyi her şeyin ortasına alarak diyor Bruce Feiler. Geçenlerde ted.org'da yeni yayınlanan bir videosunu izlediğim araştırmacı yazar Feiler'a göre modern ailenin kurtuluşu bilgisayar programlama leksikonunda çok duyduğumuz 'agile programming manifesto' da gizli. 'Agile' veya Çevik Yazılım programlama Manifestosu aslında bundan 12 sene evvel Amerika'nın Utah eyaletinde bir ofiste bir çok programlamacının bir araya gelerek oluşturdukları bir dizi beyanname. Bu beyana göre yukarıdan gelen bir proje anlayışı yerine merkezine insanı yani programlayan, tasarlayan ve programı oluşturanları alan, onlarla düzenli bir şekilde istişare edip ona göre ürün oluşturan bir anlayışa geçilmeli. Etkili grup yönetiminde vurgulanması gereken şey aradaki anlaşmazlıklar değil 'Nelerde anlaşıyoruz?'un cevabıdır. Agile Manifestoya göre yeni gelişen trendler karşısında belli prensiplerinden ödün vermeden sürekli değişebilen ve adapte olabilen bir grup olmak başarıyı getirir. Peki bu anlattıklarımızın aile içi kaosu önlemede nasıl bir etkisi olabilir? Feiler aile içinde yaşanan tüm sorunların kaynağında her üyesinin farklı istekleri, beklentileri ve sorunları olduğunu ve bunların sürekli bir kavga, ve çatışmaya dönüşmesinin normal olduğunu söylüyor. Nasıl şirketlerde gruplar organize ediliyorsa, aile içinde de her an yeni zorluklarla karşılaşmaya hazır bir planlama yapılmasının şart olduğunu söylüyor. Bunun için en mühimi Aile iç Kriz Masası oluşturmak, ya da aile toplantıları. Haftada bir Pazar akşamları olabilir mesela. Aynı programcılıkta yukardan gelen talepler sürekli programcılar tarafından yapılmaya çalışılırken işlerin uzaması engellenemiyor ve sonunda yazılım ortaya çıktığında artık   modası geçmiş oluyorsa, ev içindeki basit görev dağılımında bir annenin sürekli çocuğa yatağını düzelt, sofrayı topla, ödevlerini yap demesi vs. çatışmaya yahut herşeyin çok geç olmasına ve  annenin enerjisinin kaybına neden oluyor. Aslında bunların hepsi pazar akşamları tüm aile bireylerinin yaşları kaç olursa olsun (4 yaş üstü) toplanıp o hafta yapılanları, aile olarak durumlarını değerlendirmelerine olanak sağlayacak. Feiler bu toplantılarda öncelikli sorulması gerek sorulardan üçünü şöyle sıralıyor: 1-Bu hafta aile olarak neleri başardık? 2-Bu hafta aile içinde neler yanlış gitti? 3-Önümüzdeki hafta neleri düzeltmeliyiz? Aile olarak hedefimiz nedir? En içine kapanık çocuğunuzun bile dört gözle bekleyeceği bu toplantılar aynı zamanda eşlerin ve çocukların arasındaki gerginlikleri de yok edebilir. O toplantıda herkes eşit söz hakkına sahip olur. Toplantı boyunca konuşulanları bir not defterine kaydeder ve sonunda oylama da yaparsanız çocukların kurallara uyacağından hiç şüpheniz olmasın. Özellikle kaos içinde geçen haftasonlarından şikayetçiyseniz, eşinizle çocukların bakımıyla ilgili sürekli birbirinize top atıyorsanız, bir akşam yemeğini ya da pazar kahvaltısını huzur-u kalp ile yapamıyorsanız Bruce Feiler'in Secret Of Happy Families kitabını okumanızı öneriyorum.